Ahir Zaman Müjdesi



İslam dünyasının aydınlık geleceğini bize müjdeleyen en önemli kaynakların başında Peygamber Efendimiz (sav)'in hadisleri yer almaktadır. Hadislerde ahir zamanın (kıyametten önceki son dönemin) özellikleri detaylı olarak tarif edilmiştir. Bu bilgiler incelendiğinde, ahir zaman alametlerinin günümüzde yaşanan yüzlerce olayla çok büyük benzerliklere sahip olduğu görülmektedir. İnsanların yaratılış amaçlarından uzaklaşıp toplumlarda büyük bir manevi çöküşün yaşanması, haramların helal sayılması, Allah'ın açıkça inkar edilmesi, dünyanın her yerini karışıklık ve kargaşaların kaplaması, ahlaki dejenerasyonun artması, seller, depremler gibi büyük doğal afetlerin sıkça yaşanması, kuraklık ve kıtlık olması, savaşların, çatışmaların ve kan dökmenin artması, bidatların ortaya çıkması, geçim sıkıntısının yaygınlaşması, büyük olayların ve hayret verici şeylerin meydana gelmesi, huzur ve istikrarın neredeyse tamamen ortadan kalkması hadislerde bildirilen başlıca Hz. Mehdi (as)'ın çıkış alametlerindendir. Cinayetlerin, katliamların, kavgaların şiddetleneceği ahir zamanda, Müslümanlar üzerindeki baskılar da artacaktır. Hadisler, bu dönemde Müslümanlara karşı zor kullanılacağını ve Müslümanların zulme uğrayacaklarını da bildirmektedir. Öyle ki, Müslümanların büyük çoğunluğu bu baskı ve zulüm ortamından bir kurtuluş yolu bulamayacaktır.

Bu zorluk ve kargaşa ortamının ardından ise, Allah insanlığa kutlu bir kurtarıcı gönderecek, bu kurtarıcı vesilesiyle insanları içinde bulundukları karanlıktan aydınlığa çıkaracaktır. "Mehdi" (doğruya ileten, hidayet önderi) ünvanını taşıyan bu mübarek şahıs önce İslam dünyasını ihya edecek, daha sonra da tüm dünyaya barışın, sevginin ve güzel ahlakın yayılmasına aracı olacaktır. Hz. Mehdi (as) ile birlikte, Allah'ı inkar eden ve din ahlakına karşı olan ideolojiler fikren tamamen çürütülecek; İslam ahlakı özüne, Kuran'da ve Peygamberimiz (sav)'in sünnetinde bildirilen gerçek haline döndürülecek; İslam dünyası siyasi, ekonomik ve sosyal açıdan güçlenecektir.

Yine hadislerde bildirildiği üzere, ahir zamanda Hz. İsa (as) da yeniden dünyaya dönecektir. İsa Peygamber (as)'ın ikinci kez yeryüzüne gelecek olması, ahir zamanın en büyük müjdelerinden biridir. Peygamberimiz Hz. Muhammed (sav)'in, Hz. İsa (as)'ın yeryüzüne tekrar gelişini müjdeleyen çeşitli hadislerinin yanı sıra, bu konu Kuran'da da çok açık olarak bildirilmiştir. Pek çok ayette Hz. İsa (as)'nın gelişi ile ilgili kesin ifadeler bulunmaktadır. Allah Kuran ayetlerinde Hz. İsa (as)'ın öldürülmediğini, asılmadığını, insanlara onun bir benzerinin gösterildiğini, onu vefat ettirdiğini (yani uykudaki gibi canını aldığını) ve Kendi Katına yükselttiğini bildirmiştir. (Konuyla ilgili detaylı bilgi için bkz. Hz. İsa Gelecek, Harun Yahya) Bu gerçek, Nisa Suresi'nde inananlara şöyle bildirilir:

Ve: "Biz, Allah'ın Resulü Meryem oğlu Mesih İsa'yı gerçekten öldürdük" demeleri nedeniyle de (onlara böyle bir ceza verdik.) Oysa onu öldürmediler ve onu asmadılar. Ama onlara (onun) benzeri gösterildi. Gerçekten onun hakkında anlaşmazlığa düşenler, kesin bir şüphe içindedirler. Onların bir zanna uymaktan başka buna ilişkin hiçbir bilgileri yoktur. Onu kesin olarak öldürmediler. Hayır; Allah onu Kendine yükseltti. Allah üstün ve güçlüdür, hüküm ve hikmet sahibidir. (Nisa Suresi, 157-158)

Kuran'da Hz. İsa (as)  ile ilgili bildirilen bir diğer gerçek de, Hz. İsa (as)'ın yeryüzüne ikinci kez geleceğidir. Kuran'da birçok ayette haber verilen bu müjde, Peygamber Efendimiz (sav)'in hadislerinde de yer almaktadır. Ayrıca pek çok İslam alimi de Hz. İsa (as)'ın yeryüzüne ikinci kez gelişi ve bu gelişi sırasında nasıl bir ortam olacağı hakkında çeşitli eserler hazırlamışlardır. (Hz. İsa'nın yeryüzüne ikinci gelişi ile ilgili deliller hakkında daha detaylı bilgi için bkz., Harun YahyaHz. İsa Gelecek)
Hz. İsa (as) yeryüzüne tekrar geldiğinde, Allah'ın ayetinin bir tecellisi olarak, tüm peygamberler gibi insanlar arasında saygınlığıyla, seçkin ve onurlu oluşuyla tanınacaktır. Görenler onu daha bakar bakmaz tanıyacak, kalplerinde hiçbir şüphe oluşmayacaktır. Hz. İsa (as)'ı insanlara tanıtan önemli alametlerden biri de, dünyada hiçbir akrabasının, ailesinin, eskiden tanıdığı tek bir kişinin olmamasıdır.

Hz. İsa (as) yeniden yeryüzüne geldiğinde, onun fiziksel özelliklerini, simasını ya da ses tonunu bilen tek bir kişi dahi çıkmayacaktır. Dünya üzerinde bir kişi bile, "ben onu önceden tanıyordum" diyemeyecektir. Çünkü onu tanıyan tüm insanlar bundan yaklaşık 2000 yıl önce yaşamış ve ölmüşlerdir.

Hz. İsa (as) geldiğinde Kuran ile hükmedecek, bu dönemde Hıristiyan dünyası da içine düştüğü hurafelerden sıyrılacak, Hz. İsa (as) onları Kuran ahlakına göre yaşamaya davet edecektir. Böylece İslam ve Hıristiyan dünyası tek bir inançta birleşecek, dünya "Altınçağ" olarak adlandırılan, barış, huzur, güvenlik, mutluluk ve refahın hakim olduğu yepyeni bir döneme girecektir. Altınçağ, tıpkı mübarek Peygamber Efendimiz dönemindeki gibi, bir Asr-ı Saadet dönemi olacaktır. Yeryüzü daha önce zulümle doluyken, adaletle dolacaktır. Ürünler ve malda bolluk yaşanacak, insanlar yardıma ihtiyaç duyan birini bulamayacaklardır. Teknolojide ve bilimde yaşanan gelişmelerle, insanların yaşam kalitesi yükselecek, rahatlık ve konfor artacaktır. İnsanlar nereye baksalar, bolluk ve güzellik göreceklerdir. İnsanlar bu dönemde yaşamlarından o kadar memnun olacaklardır ki, hadislerde bildirildiği üzere, yaşlılar genç olmayı dileyeceklerdir.

Burada kısaca özetlediğimiz ahir zamanda yaşanacak gelişmelerle ilgili olarak, Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed (sav)'in bildirdiği hadislerin bazıları aşağıda yer almaktadır.